|
Umuda rastlamışlar
Kaf Dağının ardında.
Bakmışlar
Eli kolu bağlı,
Ayağında pranga
Esir düşmüş yaşama.
Masal bu ya,
İzin alıp gardiyandan
Sormuşlar;
'Senden umut yok da
Ne diyelim
Şimdi biz İnsanoğluna.'(*)
Sevgili Dareyn okuyucuları;
“Umud’un” cevabını sayfaladık satır satır bu sayıda. Onu ne denli
bağlamışsak o denli özgürleşmiş aslında. Öyle ki bizim yanımızda ama
fersah fersah uzakta…
Onu kaybedince bir garip hale bürünür ruhumuz. Yok oluruz varlığımızın
içinde. Oysaki umut hep insanın içinde. İnsanoğlu aramayı bilmiyorsa suç
kimde? Arzı halde araştırdık hallenişimizi, ve bir parça değindik bir
gün umudun çiçek vereceğine aşk sayfasında…
Umudu faniye bağlar olduk yalanların içinde. Gitmemiz gereken “tek”
varken varlıkların özünde. Ağlar olduk talihimize talihsiz olduğumuzu
düşünerek, çare bulmanız duamızdır Çeşm-i Giryanda işlenerek.
İki kere iki bazen dünya eder diyoruz yazının dilinde…
“İki cesur, iki daha... Gün gelir vatan kurtarır...
-İki ana, iki daha... Yarındır...
-İki evlat, iki daha... Güvendir...
-İki dürüst, iki daha... Yükseliştir...”
İki kere iki dört etmez, bakmasını bilene… Umutta herkese görünmez ,
ancak ummasını bilene…
Doğar, büyür ve ölür insanoğlu… Sevdalanarak umuduna, bağlanarak kendi
kaderindeki zamandan çarkına. Bu hikayenin sonu nereye varır bilinmez,
ölüme son adım kala.
Masal bu ya, mutlu sona ulaşmış bir yerlerde… Onlar ermişken muradına,
kerevetine çıkmak için hep birlikte;
SAADET-İ DAREYN içinde yollarımızın kesişmesi dileğiyle…
Elam Mnelam
(*)Anonim
|