|
|
|
|
|
|
Edeb YA hu |
|
Hekim’e sordular:
-Edebi kimden öğrendin?
-Edebsizlerden, dedi.Beğenmediğim davranışlarını uygulamaktan kaçındı.
Osmanlı toplumunun kültürel yapısı incelendiğinde hüsnü hat levhalarının önemli
bir yere sahip olduğu görülür.İnsanların sıkça girip çıktıkları, ayak altı tabir
edilebilecek yerlerle evlerin en güzide yerlerine asılan bu tür levhalardan
birisi de “Edeb ya hu!” dur.
Sözlüklerde; zarafet, güzel ahlak, nefis terbiyesi, mahlûka merhamet ve sevgi
gibi anlamlara gelen edeb, sahibini utanılacak davranışlardan alıkoyma
duygusudur.
devamı >>
|
| Edebe
Dair |
|
Edeb’ kelimesi Arapça bir isim ve “iyi terbiye, naziklik, usluluk, zariflik”
anlamlarına geliyor. “Edb” kelimesi; e (eline), de (diline) ve b (beline)
harflerinden oluşmaktadır ki hayatımızı tanzim ederken uymamız gereken
kuralların neredeyse genelini birden ifade eder.
Eskiden hemen her medresenin ve çoğu dergahın giriş kapısın üzerinde ta'lik veya
celi sülüsle yazılmış bir "Edeb Yâ Hû" levhası vardı. Bu da gösteriyor ki gerek
fenni ilimlerin ve gerekse manevi ilimlerin başlangıç noktası edep’ten
geçmektedir.
devamı >>
|
| Edipler
edepli Olmalı |
|
Bediüzzaman Hazretleri taşrayı İstanbul’a,
İstanbul’u da Avrupa’ya kıyas ederek efkâr-ı umumiyeyi bataklığa sürükleyen,
şahsî garazları ve intikam fikrini uyandıran, böylece haysiyet kırıcı bir
neşriyatla İslâm ahlâkını sarsan bazı gazetecilere hitaben “Ey gazeteciler!
Edipler edepli olmalı; hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı” demiştir.
Aslında, edebiyatın kökü edeptir ve o, bir yönüyle edebin neseb-i sahih
evladıdır. Bundan dolayı edebiyatla meşgul olan bir insanın duygu, düşünce, söz
ve tavırda edep kurallarına uygun davranması gerekir. Onların sözleri, milletin
genel hissiyatını seslendirmeli; yazıp konuşurken bağlı kaldıkları ilkeleri de
vicdanlarındaki diyanet hissi ve halis niyet belirlemelidir.
devamı >>
|
| Edeb |
|
“Uyanıyorsun. Güneşten önce. Sana özgü, sadece senin
daldığın bir uykudan. Ve sadece senin görebildiğin bir rüyadan. İçini bir huzur
kaplıyor. Ortalık hala ipeksi örtü ile kaplı. Örtünün rengi biraz açılmış. Siyah
ve beyaz ipliği birbirinden ayırabilecek kıvama gelmiş örtünün rengi.
devamı >>
|
|
|
|