HATIRAT
     Şeb-i  Yelda      Kalemin Dilinden        Fırça Kalem      Gönül Kalemleri
    Çeşm-i Giryan     Dostane Mektuplar      Önceliklerimiz         Dareyn Ekibi

Yazının Dili
 
Kalemin Dili Anasayfa


Dareyn Dergisi

Ziyaret Notları
Dareyn Forum
Anasayfa
İletişim
Arşiv


Dareyn Durakları

Mnela'nın Denizi
Kelebek Vadisi
Vuslat Zamanı



Her Hakkı Saklıdır!
Kaynak Vererek
Alıntı Yapılabilir.




 

Dergi tasarım © DAREYN

Edeb YA hu

Hekim’e sordular:

-Edebi kimden öğrendin?
-Edebsizlerden, dedi.Beğenmediğim davranışlarını uygulamaktan kaçındı.
Osmanlı toplumunun kültürel yapısı incelendiğinde hüsnü hat levhalarının önemli bir yere sahip olduğu görülür.İnsanların sıkça girip çıktıkları, ayak altı tabir edilebilecek yerlerle evlerin en güzide yerlerine asılan bu tür levhalardan birisi de “Edeb ya hu!” dur.
Sözlüklerde; zarafet, güzel ahlak, nefis terbiyesi, mahlûka merhamet ve sevgi gibi anlamlara gelen edeb, sahibini utanılacak davranışlardan alıkoyma duygusudur.

devamı >>

Edebe Dair

Edeb’ kelimesi Arapça bir isim ve “iyi terbiye, naziklik, usluluk, zariflik” anlamlarına geliyor. “Edb” kelimesi; e (eline), de (diline) ve b (beline) harflerinden oluşmaktadır ki hayatımızı tanzim ederken uymamız gereken kuralların neredeyse genelini birden ifade eder.

Eskiden hemen her medresenin ve çoğu dergahın giriş kapısın üzerinde ta'lik veya celi sülüsle yazılmış bir "Edeb Yâ Hû" levhası vardı. Bu da gösteriyor ki gerek fenni ilimlerin ve gerekse manevi ilimlerin başlangıç noktası edep’ten geçmektedir.

 devamı >>

Edipler edepli Olmalı

 

Bediüzzaman Hazretleri taşrayı İstanbul’a, İstanbul’u da Avrupa’ya kıyas ederek efkâr-ı umumiyeyi bataklığa sürükleyen, şahsî garazları ve intikam fikrini uyandıran, böylece haysiyet kırıcı bir neşriyatla İslâm ahlâkını sarsan bazı gazetecilere hitaben “Ey gazeteciler! Edipler edepli olmalı; hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddib olmalı” demiştir.

Aslında, edebiyatın kökü edeptir ve o, bir yönüyle edebin neseb-i sahih evladıdır. Bundan dolayı edebiyatla meşgul olan bir insanın duygu, düşünce, söz ve tavırda edep kurallarına uygun davranması gerekir. Onların sözleri, milletin genel hissiyatını seslendirmeli; yazıp konuşurken bağlı kaldıkları ilkeleri de vicdanlarındaki diyanet hissi ve halis niyet belirlemelidir.

 devamı >>

Edeb

 

“Uyanıyorsun. Güneşten önce. Sana özgü, sadece senin daldığın bir uykudan. Ve sadece senin görebildiğin bir rüyadan. İçini bir huzur kaplıyor. Ortalık hala ipeksi örtü ile kaplı. Örtünün rengi biraz açılmış. Siyah ve beyaz ipliği birbirinden ayırabilecek kıvama gelmiş örtünün rengi.

 devamı >>