HATIRAT
    Şeb-i Yelda    Kalemin Dilinden       Fırça Kalem      Gönül Kalemleri
     Çeşm-i Giryan    Dostane Mektuplar     Önceliklerimiz      Dareyn Ekibi

Sağlık

Öncelikler Anasayfa


Dareyn Dergisi

Ziyaret Notları
Dareyn Forum
Anasayfa
İletişim
Arşiv


Dareyn Durakları

Mnela'nın Denizi
Kelebek Vadisi
Vuslat Zamanı
 


  Her Hakkı Saklıdır!
  Kaynak Vererek
  Alıntı Yapılabilir.



Dergi tasarım © DAREYN


Yalnızlık psikolojisi

Kimi zaman ihtiyaç haline gelen yalnızlık duygusuna farklı açılardan bakarak bu duyguyu disipline etme ihtiyacımız var Kurt kapanından huzur limanına...Her şey bir ihtiyaçtan doğar.Her yapılan iyi yada kötü bir anlam taşır.Her anlam hayata bakışımızı farklı şekillerde etkiler.Her insan bu sınırsız farklı bakış açılarına göre kısmen hastadır.Bu yüzden iyi yada kötü anlamlar çağrıştıran, kimi zaman ihtiyaç haline gelen yalnızlık duygusuna farklı açılardan bakarak bu duyguyu disipline etme ihtiyacımız olduğuna inandım. Bu duygunun; insanın hastalanmasında, hayata bakışında, algısında meydana getirdiği değişikliklerin ortaya çıkmasını istedim.Kısacası eksikleri, fazlalıklarıyla beraber bu çalışmamla, yalnızlığın olabildiği kadar doğru tanınmasını sağlamaya çalıştım.

Modern dünyada bir salgın hastalık olarak yaşanmakta olan yalnızlık ülkemizde kuşkusuz çok daha hafif ve anlamlı bir şekilde yaşanmaktadır.Bizim millet olarak tarihimizden aldığımız dersler ve inançlarımızdan aldığımız güç, bu duyguya karşı direncimizi arttırmaktadır.Son yıllarda modern dünya ile kurduğumuz kapsamlı diyaloglar, internet imkanından yararlanmaya başlamamız, ülkemiz insanının dünyaya açılması, kültüründe yaşadığı farklılaşma, inançlarında hissettiği karmaşa ve daha sayılabilecek bir çok faktör bu duygu tarafından derinden etkilenmesine neden olmaktadır. Yalnızlık duygusu ile ilgili olarak ülkemizde yayınlanmış bir çok şiir kitabı var.Hikaye ve roman tarzında eserlere de rastlamak mümkün.Fakat bu tarz bir çalışmayla hiç karşılaşmadım.Daha da önemlisi bu duygunun disipline edilmesi ile ilgili bir çalışma bulamadım.Bu durum şu anda elinizdeki bu kitabı yazma cesaretimi arttırdı.Çalışmam kusursuz değildir.Bu duyguya en iyi yorumu, ruha inanan ruh hekimlerinin vereceğine inanıyorum.Çünkü onlar bu duyguyu en iyi analiz edebilecek donanıma sahip olarak yetişiyorlar.Yakın gelecekte ülkemizde bu konu ile ilgili olarak daha kapsamlı çalışmaların yapılması gerektiğine olan inancımı ifade etmek isterim. Yalnızlık duygusunu sevdim ve duyguya inandım.Zaten inanılarak yapılmayan hiçbir şey başarılı olamaz.Her yapılan işin doğal olması en güzelidir çünkü her yaptığımız iş kendimiz hakkında fikirler verir.Yaşamadığınız bir duygudan bahsetmenizin anlamı yoktur.Diğer insanlar yazdıklarınızdan yada uygulamadığınız davranış modellerinden etkilenmeyeceklerdir.Dil etkilemez.Yazılanlar da etkilemez.Etkileyecek olan doğallık, saflıktır ve yazdıklarınızla sizin özdeşleşmiş olmanızdır.Özdeşleşmeniz yoksa ve bunu gizlemeye çalışıyorsanız tüm gayretleriniz karavana atışı ile sonlanacaktır.İnsanlar aldatılamazlar.Sadece aldatılmaya çalışılırlar.Evrende hiç kimse bir diğerini aldatamaz.Aldanan aldatmaya çalışanın kendisi olur ve duvara tosladığını belki de çok sonraları ancak fark edebilir.

Mevlana Mesnevisinin başında ayrılığı şöyle anlatıyor: Allahım, bana ayrılıktan paramparça olmuş bir gönül ver ki, ben ayrılık derdi çekenlerin ızdırabını anlayayım."Kişi kendi içinde bir şeyler yaşamamışsa, onu kelimelere aktaramıyor.O zaman söz etkili olmuyor.Etkili olduğunu sananlar şov yapıyorlar.Halbuki doğal olmak için ruh taşımak gerekiyor."*

Özellikle genç yaşlarımda ve hayatımın bazı dönemlerinde bu duygu ile olan yakınlığım olmasaydı böyle bir kitap çalışmasına cüret edemezdim.Buna rağmen asıl olarak böyle bir çalışma yapma kararı vermem yine benim dışımdaki, bana danışan ve karşılaştığım insanların bu duyguyu yoğun olarak yaşadıklarını gözlemlememden sonra olmuştur.Kitabın ilerleyen sayfalarında bu görüşümü daha net olarak bulacaksınız.Bu açıklamalardan sonra okuduğunuz bu kitabımın her ne kadar dua ederek bu duyguyu yaşamak istemiş olmasam da samimi olarak ve yaşayarak yazdığım bir eser olarak kabul görmesini dilerim.

Yalnızlık duygusunu yaşamakta olanlar ciddi olarak acı çekiyorlar.Onları yakından izlediğimde bir zamanlar benim de yaşadığım acılar geldi aklıma.Hayat acılarla iç içedir.Ve tüm acılar bizi geliştirmektedir.Yalnızlarla kendim arasında gerçek anlamda bir bağ oluşturdum.Bu duyguyu yaşayan insanları samimi olarak sevdim.Onlarda sanırım beni sevdiler yada sevecekler "Sevdiğinizde sevilirsiniz.Aynı duyguları yaşayanlar duygusal eştirler.Tıpkı ruh eşleri gibi"Eşlerin kalplerinde bir birlerine karşı Yaratıcının verdiği bir muhabbet vardır. Yalnızlık duygusu hakkında o kadar çok yazılacak şey var ki".Kuşkusuz bunların hepsini bu çalışmamda yazamayacağım.Fakat farklı değerlendirmeler yaparak daha iyi öğrenmeniz ve yaşamanız adına bu duyguyu iyi ve kötü yönleri ile sizlere tanıtmaya çalışacağım.

* Mehmet Ali Bulut Kişisel Gelişim Dergisi Sayı 29 Haziran 2005 Sayfa 24