|
Ey dost!
Günler geceleri kovalar,geceler günleri derler..Benim gündüz ve gecelerimse
birbirine karıştı..Gök kah bi gündüz kararıyorsa, kah bi gece göz kamaştırıyor
aydınlığıyla..Zaman denen mef'um paramparça..Ben'li herşey pes etmiş
durumda.Ürünleri çürümeye yüz tutmuş, hasadı gecikmiş koca bi tarla
gibiyim.Belki de tam tersi..Ürün veremeyen, kurak beş para etmez bi tarla.Sonuç
hüsran, ikisinde de kayıp had safasında. Verilen tüm emekler, gösterilen çabalar
boşlukta korkuluk gibi sallanmakta.
Ey dost!
Şikayet edilecek tek suçlu ben'im.Kendimi kendime şikayet ederim...Acımak da
acınmak da yok, "ne halin varsa gör" diye tüm haklı yüzler haykırmalı yüzüme!
Belki de sürgüne gönderilmeliyim..Bilmiyorum bir çözümü olmalı bu kör
düğümün..yoksa düğümlendikçe körleşirim..
Ne sustan anlıyorum ne susturulmaktan..Bazen kendimi ömür boyu susmaların içine
hapsedesim geliyor, ömür boyu sus!
Dost farkındayım, hep aynı şeyleri söyler dururum.. Şimdi sen de sıra..senden
yana yazsın kalem..senden yana söyleşsin cümle alem..
Dost dinler, dost dinletir...
Aralık/2008
Kelebek

Buyur dost,
Neler kopmuş yine hasat zamanında... Bir yağmur fırtınasımı yoksa düşünce mi?
Karışan gece gündüzün ömrün... Günün getireceğini bilmezken nedir sendeki bu
karmaşa? Umutsuzluk desem sen umudun yasını tutmazsın, yasını tutacak o kadar
şey varken ona sıra getirmezsin. Pişmanlık pes edişlerin sonucudr bilir misin?
Neden pişman olacağın işleri yüreğine yar edesin? Nasıl yapılan dua her şekilde
karşılık buluyor; yapıp ettiklerinde öyle değil mi dostanem? Yaratıcı bırakır mı
kulunun yaptıklarını kıyıya köşeye? İyi kötü düzenlemek senin iradende. Diyorsan
ki kötü o zaman suç sende değil bende! O duruma geldiğini anlayıpta sana dostluk
edemeyen bu yarende...
Sen hep başak başaksın bu yüzden. İnsan hep başak başak. Ürün vermez değil az da
olsa mahsul üreten. Çünkü var bir ürettiren. Yapmadım desende vesilesin unutma
bunu ... Söylediklerin verdiklerin elbet karşılık bulur, sen görmüyorsan bilki
ahiret yüzünde gurbete göndermişsindir onları... Sen emeğine hasret onlar sana
hasret kavuşma günü inşallah güzel olacak!
Kördüğüm olmaktan söz etmişsin. O da düğüm olmadan önce açık ve netti. Onu
kördüğüm edene nefretle doldu bu yüzden belkide. Ama herkesin bir görevi var, o
kördüğümü atanda görevini yaptı böyle düşün. Sana düşen çözülmeyi ummak, aramak,
dualamak... Kaçmak çözüm değil ya da kovulmak bu meydandan. Her yerde her şeyde
bir sorgu bekliyor çünkü seni... Dünyanın kanunu bu. Değişmeyen
değiştirilemezlerden...
Bana bırakmışsın sözü...
İstemem cümle alemin söyleşmesini beni.Bizbize kalalım yeter bendeki yalnız
yüreğe. Dostlarla oldumu yeşeriyor içinde bir tutam yeşil... Merhem oluyor
sızlayan kalp kırıklarıma... Şükrediyorum rabbe verdikleri için... İçten
isyanlarımı bastırarak tövbe dileniyorum. Tarih tekerrürden ibaretmiş ey dost..
Tekerrür edeceklerden korkmaktayım ben. Ya tekrar yaşarsam yaşadıklarımı... Bu
yüzden söz söyleme kalemine benzerce yazıyor diye içindekileri... Bu da bir
diğer kanunu hayatın...
Güçlü görünmekten başka yaptığım yok belki ama olsun...
"Gayrı dayanacak özüm kalmadı,
Mektuba yazacak sözüm kalmadı..."
diyerek dillendiriyor eski bir türkü...Yarim istanbulu mesken mi tuttun diyor...
Ne dersin dost! Nereleri mesken tuttuk şu kısacık ömrümüzde?
Sağlıcakla kal..
Ocak/2009
Elam
|