Ey ruhunun kokusuna bin ah düştüğüm
Kaldır beni bu acıtan uykulardan…
Kalbimin yoksulluğuna aç o lâmekân sevgini
Sakın korkma senden giderim diye
Yarım bırakılmış bir ses gibi eksilme sayfalarımdan
Bir yudum düşle geldin, gitme gecemin hüzünlü uçurumlarından
Suslar büyüttüm Sana taşıdıkça ruhumu
Tek hece bir sancı da kayboldum...
İçine seslendiğin şiirler acıtmasın canını
Sen yüreğini dinle ve sevgimi demle en hüzünlü yerinden…
Sev diye değil inan
Sadece bil diye
Yürüyüşüme seni can (yoldaşı) bildiğimi
Ve yağmurlar boyu eridiğimi…
Kaleme mahkûm ettiğim muhal senler düşlüyorum.
Bir yıldız eskisi gibi solmuş renksizliğim ellerinde
Azalıyor nefesim.
Gecenin içli sesine hıçkırıklar(ım) doluyor…
Kalan bütün mevsimlerimden haberdar edeceğim seni
Öncesi ve sonrası sus olmuş kelimelerime
SEN diyeceğim…
Sen(siz)liğe ihtiyacım var…
Kal diye değil
Hayalini kurduğun çocukluğun adına
Salıncaklar kurdum şiirlerden sana
Gözlerin kapanırsa bir gün bensiz,
Beni anımsa…
Sana verecek bir parça huzurum yoksa...
Derdinle dertlenmiş yalnızlığıma sen katışıma aldırma…
Git(me) … Bir ÖMÜR yüklediğin,
Eksilen gözlerinde(n) Düşeyim.
Çizilsin yüzüm ellerim…
K/aldırma.
İzlerini taşımaktan şikâyet etmem…
Vefalı bir dillenişle susacağım
Dört yanı karanlık hüzünlü yüreğime
Aydınlık diye SENİ sürerken
Kapanırken gözlerim meleklerimi senden haberdar edeceğim.
Ve sana dair şiirlerle kendime ninniler söyleyeceğim...
Hangi geceyi sarsa da o kokusuna ah düştüğüm ruhun
Sensiz bir cennet düşlemeyeceğim…
Dört yanı karanlık hüzünlü yüreğime
Hayata aydınlık diye SENİ süreceğim…
İnfaz olsa da sensizlik bana
Sana vefasız bir gönülle ÖLMEYECEĞİM...
Berika Rana seçkin |