Sevgili Dareyn okuyucuları;
"Siluetine gecenin karanlığı düşmüş bir mısra her şeyi berbat etmemek adına koca şiire vefasını gösterir…" diyor sevgili Kamil Uysal bu sayıda. Kendisi kara olsa da vefasındandır ait olduğuna gösterdiği özen o mısranın.
Anlaşıldığı üzre Vefa diyoruz bu sayıda. Neden vefa? Kime vefa? Vefa aslında ne? Belki bu sayımızda bizde vefa'ya vefa göstermiş oluruz...
Kimi zaman unutmamak, kimi zaman hayallere dalmak. Ama en çok bağlanmak vefa. İnanmak. İnandığına savşamak. Ulaşmaya çalışmak. İnsanlığının bilincine varmak. Sevmek vefa ama en çok sevindirmek. Ölümden korkmak değil, ölümü sabırla beklemek...
Hüzünlenmek değil, gözünden düşen yaşı düşürmemek. Gülü dalından koparmak değil vefa, solana dek suyunu vermek. Beslemek vefa... En çok kendi özünü, kimliğini bağlandığınla beslemek...
Kimi zaman unutmamak, kimi zaman hayallere dalmak. Ama en çok bağlanmak vefa... Borçluda düşse ruh bir sonraki ana, vazgeçmemek sanki sonraki an yokmuşçasına...
SAADET-İ DAREYN içinde yollarımızın kesişmesi dileğiyle…
Elam E. Doğan