Kamil Uysal Ferik / Arz-ı Hal /2009
Unuttum Diyebilmelsin  

 

Ardına bakmaksızın kaçıp gider hayat,
Umudunu yitirene dek sürüklenirsin derin koylarda.
Yalnızlığında biçare düşmüş yüreğin ve ellerin,
En çok acıyan yerindir herkesten kaçırdığın gözlerin.
Yasaklanmış bir kitap misali soran olmaz halini,
Hep o ezikliğinde yitirdiğin satırlarınla kalırsın.
Tattırdığın onca günahın yıldönümünde,
Yarına açılmış ümitsiz pencerelerini tamir etmeye çalışırsın.

Beyaz bir gül alırsın eline,
Kışı, baharı…Geçmişte sevdirdiğin mevsimleri yasaklarsın kendine.
Bugün dün olmamalı,
Yarın, bugünden bir iz taşımamalı!
Ancak böyle geçersin yüreğine yediğin darbelerin önüne.
Salyangoz falları tat kondurmamalıdır sofrana,
İpek yorganlar destursuz çekilmemelidir baş aşağısına…
Sevebildiğin ne kadar renk varsa şimdiye kadar,
Siyah işlenmeli tüm cemaatin üstüne.
Geçmişe sen atmalısın her defasında yediğin fiskeyi,
Unuttum diyebilmelisin, unutulmaz diyen şarkıların ortasında.

Ömrü bahise adanmış tutkun yürekler ödünç almalısın,
Her kapışma bir yutkunma olmadan bedenine,
Tek tek batırmalısın dikenlerini tanınmış yüreklere.
Bir ihanet, ya da bir intikam nem yükler gemime,
Çok geçmez daha oltalarımı kondurmadan koyu maviliğe,
Ben misafir olurum çapa dişli köpek balıklarına.
Sabırla yol almalıyım bu defa geçmişimin aksine.

Silinmiş eski topraklardan bir şeyler kapabilmeli insan,
Yaşamamak adına ucuz kurtulabilmeli  kaderin siyah sütunlarından.
Önem vermeli yaşadıklarına her saniyeyi dikkate almalı ömründe,
Geçmişinde yüksündüğü günahları sevebilmeli vakti geldiğinde,
Utanmadan dışa vurabilmeli ömrünün kırıklarını.
Acımasız olan yalnız ağaran saçlar değil hayatta,
Dahi vahim hataların mükellefiyiz dağınık satırlarda.

Kamil U. Ferik