
Kelimeler büyüttü beni,
Onlardan öğrendim bilmediğim yanlışları.
Boşa kullandım heybetli ilhamları,
Çuvalladım çoğu defa ömrümün duraklarında.
Birbirine karıştırdım öncesiyle sonrasını...
Her karesi işlendi değil mi günahlarıma?
Tek tek çözüldü yoksulluğum.
Affetsin beni yanlış yere sorduğum sorular.
Satır arasında bir ikilemeydi tüm iyi dileklerim,
Hep yüklü bir nefretin öncesinde gelirdi.
Siyahiydi tüm düşüncelerim,
Elimde koyu bir tuval,
Soluk renklerle boyardım satırları.
Kendim dışında sahip çıktım herkese,
Benim olmayandı hep arzuladığım,
Bak yine yüreğimle kaldım baş başa...
Şimdi mavi tren yolculuğu desem,
Affetsin beni yanlış yere sorguladığım düşünceler.
İkindi yağmurları çemkirmeden saçlarıma,
Dam arasından odama sızmasın damlalar.
Ben korkak adamın teki olamaz mıyım?
Koca dünya buhar olup uçmaz mesela.
Sırtına koca bir kütük dayanır akşam vakti,
Kollayıp kaldırmaya tenezzül bile edemezsin.
Dilenci çocukların kağıt mendilleri gelir aklına,
Belki bir gün o hale düşerim diye düşünürsün ya,
Koca bir kütük olamaz mısın şu an dünyada?
Şimdi söğüt dalları ve bahar desem,
Affetsin beni hesapsız kapattığım tüm mevsimler.
Limon ağacı gördün mü sırtına güneşi dayamış?
Sen de dalgalarını hakim kıldın mı kumsallara?
Kana boyanmış yüreğin,
Nefessiz kaldın en kuytu düşüncelerde.
Medeniyetini kuramaz oldun yüreğinin ortasına,
Dünya çoktan kazığını saplamıştı ruhuna.
Acısı başka tatlı seni düşünürken yazmanın,
Yazmaktan başka kederin olmasın kalbinde.
Şimdi yeşil gözlü bir sevgiliyi beklemek desem,
Affetsin beni gereksiz yere hayatıma girenler...
Kamil U Ferik |