Allah Bağışlayandır, Esirgeyendir... |
|
İnsan, gaflet sonucunda unutarak veya yanılarak hata yapmaya yatkın bir varlıktır. Zira Allah, “Allah, sizi bir za'ftan yarattı...” (Rum Suresi, 54) ayeti ile insanın bu durumunu haber vermiştir. İnsan farkında olmadan ya da nefsinin ve şeytanın telkinlerine uyduğundan dolayı pek çok hata yapabilir. İnsan, Allahın kendisi için yarattığı hayat süresince hata yapabileceği konularla sınanır. Kuran ahlakını öğrendikçe de olgunlaşıp, içinde bulunduğu hatalardan kurtularak, Rabbimiz’in razı olacağı üstün ahlaka ulaşır. Affı bol Rabbimiz, cehalet sebebiyle hata yapıp, fark ettiğinde hemen tevbe ederek tavırlarını düzelten kişilerin hatalarını bağışlayacağını bir Kuran ayetinde şu şekilde bildirmiştir: Kuran ahlakı ile ahlaklanan müminler, hata yaptıklarında Allah’ın kendilerini affetmesini nasıl istiyorlarsa, kendileri de aynı güzel tavrı sergileyerek diğer müminlere karşı son derece hoşgörülü ve affedici olmalıdırlar. … affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nur Suresi, 22) Kuran’da "Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azme değer işlerdendir." (Şura Suresi, 43) ayeti ile bağışlamanın üstün bir ahlak özelliği olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla Kuran’ı kendilerine rehber edinen müminler de affedici ve merhametli olmak konusunda kararlı olmadırlar. Bir ayette bildirildiği gibi onlar, "öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz)geçenlerdir."(Al-i İmran Suresi, 134) Dünya hayatında imtihan olduklarını ve bütün olayların Rabbimizin kontrolünde ve bir kader üzerine geliştiğini bilen müminler, ne kendi yaptıkları hatalardan dolayı sıkıntıya girerler, ne de diğer müminleri hatalarından dolayı yargılarlar. Affetmek konusunda samimidirler ve defalarca aynı hatayı yapsa da hiçbir koşulda karşısındakine karşı kişisel bir kızgınlık içine girmezler. Hatanın büyük ya da küçük olması veya kendilerinin haklı olması da onlar için önemli değildir. Hatayı yaptıranın Allah olduğunu ve yapılan her hatada öğrenmeleri gereken bir ders olduğunu bilirler. Bu nedenle kendi kendilerine ve çevrelerine zulmetmezler. İnsanın hata yaparak öğrenen aciz bir varlık olduğunu bilen müminlerin bu özellikleri bir Kuran ayetinde şu şekilde bildirilmiştir. Kuran’ı rehber edinen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hoşgörüsü, müminlere olan düşkünlüğü, merhameti, kendisini izleyen Müslümanlar için güzel bir örnek olmuştur. Onun bu tavrı, pek çok insanın kalbinin İslam’a ısınmasına vesile olmuştur. Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O’nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir. (Tevbe Suresi, 128) İbrahim Akın |
|