Hikayenin Dili /2010
Kırmızı Güller ...

Öyle bir gece gecelerden gökyüzünde maviler cengi olsun. Sema en mükemmel yıldızlarla donansın. Sonra sen o masmavi elbisenle, tatlı gurup kırmızısı ile derin deniz mavisi arasındaki açık gök mavisine gel kurul.

En güzel yıldızlar sönecek, sen yanacaksın. En parlak mehtap yüzünü dönecek utancından, yeryüzü çatlayacak tabiat mahvolacak kahrından.

Öyle bir gece seç gecelerden, gökyüzünde maviler cengi olsun. Sema en mükemmel yıldızlarla donansın ve bu en güzel gece seni görünce çirkinliğinden hüzünlensin, diye başlıyordu ilk mektubu.

DEVAMINI OKU ... | ileri >>


Han o gitmeler ...

Yorgun kentlerin ölüm masalları bizi korkutamazdı. Seninle ikimiz dalın yaprağına olan ilişiğinden daha melankolik bir surette görünürdük. Kâh içimizde kaynardı öfkemiz buhar olup uçardı, kâh devirir masayı çerçeveyi isyan ederdik.

 Tüm bu cümleleri söylemek belki de hiçbir şey ifade etmiyordu. Adam sade, tatsız tuzsuz, huysuzluğu hayatına yansımış bir aktördü. Kadın ise, reklamlar ve diziler için film metni yazan bir yazardı. Dengesizliği hayatına yansımış ve odak noktası bir feministin tavırlarını yansıtan portre çiziyordu. Çok uykusuzdu her ikisi de… Çekimler gece yarısına uzamıştı. Adam son dal sigarasıyla beraber yudumlamak istediği kahveyi almak için kantine yaklaştı. Kadınsa, bolca kafeinle sabaha kadar ayakta sapasağlam durmak istiyordu. Önce çarpıştılar… Adam tek kelime etmeden sert bir tavırla çekti gitti. Kadın bu vurdumduymazlığa dayanamamıştı. Bu kendine bilmeze iki cümle etmeliyim diye düşündü ve yaklaşarak:

DEVAMINI OKU ... | ileri >>