Arka Kapak'tan
"Ey kutsal ağrı!
Saklandığın yerden çık!
Yalnız kendimizi değil,çevremizi de yakıp yıkıyoruz.Biz acı duymayanlar ahalisi, akan kanımızı boş gözlerle, bir nehir gibi syerediyor, kopan ayağımıza vitrinlerden ayakkabı beğeniyoruz.
Ey kutsal ağrı!
Biz böyle olsun sitememeişti. Canımız yanmasın diye çektiğimiz haşhaş tarlaları üzerinde, binlerce çıngıraklı yılanın dolaştığı, ama çıt çıkmayan saraylar inşa ettik. Ağrımayan başlarımıza, ışıldamayan binlerce gözle süslenmiş taçlar giydik! Mazlumların seslerini yalıtmak için, ahşap pencerelerimizi plastik pencerelerle değiştirdik.
Kulakları sağır etsin çınlayan sesin!
Başımızdaki tacımızı arıdan bir çelenkle değiştir!"
İnsanız... Ama ne kadar. Yaşıyoruz... mu?
Kendini nerede görüyorsun ama neredesin? Düşünmek. Ama neyi... Hangi makyaja büründü ruhun? Ya da hangi sahtelikleri görüyor gözlerin? Ötelere bakabiliyor musun?
Vicdanın ne kadar rahat?
Bakmak mı görmek mi?
Doğru yanlış... Neye göre?
"Son anda farkedenler geri dönün"
...
Keyifli okumalar efendim.
Elam E. Doğan |