Şiirin Dili

Uyur-Gezerler
‘susanlara
Yüreklerinden hançerlenmiş insanlar var
Paslı hançerlerle dağıtılmış yürekleri
Kızıl renge büründü pembe baharlar
Asıl olan biziz bizi anlatmıyor
Söyledikleri
Hançerlerin yok ettiği yürekler var
Elleriyle vurmuşlar kanayan yaralarına
Kendi elleriyle hapsetmişler yüreklerini
Ezanlar susmuyor
Yeryüzü yanıyor alevler içinde
Anasız kalan çocuklar da yaşıyor
Vurulanlar görüyor vuranları
Ölüler konuşamıyor
Dilsizler görüyor olanları
Konuşamıyor
Susmayan ezanlar da şahit oluyor
Susanlara
Mülteci kampına dönmüş
Kafeste ki yürekleri
Gönül
Duvara sıkışmış baba-oğul gibi sabret
“Ahad” sesleri yükseliyor yüreklerden göklere
Ne azap iniyor yere ne de rahmet
Nur tufanı gerek çorak yüreklere
Kafeste hapsolunmuş
Özgür yürekleri
Gözeteler de resimler görmekteyim
Esaret resimleri
Manşette pürüzsüz bacaklar
Üçüncü sayfa haberlerinde
Kolsuz kefensiz yavrucaklar
Ben kızıl kefenleri
Kolsuz yavrucakları seçiyorum
Gazetelerde insan resimleri görüyorum
Mühürlenmiş yürekleriyle
Kendilerine değmeyen acıyı
Hissetmiyorlar
Ceylan gözlü kolsuz çocukların
Âşıklarındanım
Kızıl kanlar aksın
Kör olası gözlerimden
Yürekleri kan pompalamıyor
Vicdanlarına
Ölü çocukları da mı yiyor
Bu akbabalar
Kıyamet koptu kopacak diyorlar
Belki de koptu yüreklerde
Haberimiz yok
Güvercinlerin de sürüldü yüzüne
Karalar
Kıyamet koptu kopacak –Allah şahit-
İnsan suretli
Temiz giyimli
Yüreksiz yaratıkların üzerine…
Veysel Altuntaş
|